Adil Bir Akşam Hakkında

2010 Kuşağına Dair Bir Umut: Adil Bir Akşam

aaaaaa

Şiir kitapları değerlendirilirken, terazimizin diğer türlere oranla çok hassas olması gerektiği kanaatindeyim. Hele ki bu kitap şairin ilk şiir kitabı ise… Bu hususta herkesin dayandığı tenkit usulü veya kıstas farklı tabi. Şiir ve kıstas! Bin dört yüz yıllık yazın geleneğimize baktığımızda birçok türün zamanla yerini başka türlere bıraktığını görürüz. Şiir öyle mi! Süleyman Çobanoğlu’nun tabiri ile çobanı ve padişahı şair bir milletten bahsediyoruz. Zaman içerisinde farklı terkiplere bürünse de şiir her zaman yazınımızın ana kaynağı oldu. Peki o günden bu yana tezkirecilerimize ve dönemin edebi tenkitçilerine bakacak olursak, şiir konusunda kıstaslarını şu iki nokta üzerinde belirginleştirdiklerini görürüz: Birincisi, şairin şiirinin daha önceki şairler ile ne ölçüde bir rabıtası bulunuyor. Buradaki ince nüans geleneği tekrar etmek değil, var olana ne ölçüde yeni bir şey aktarıldığı üzerine. İkincisi, şairin dili yani kendi çağının dilini şiirde ne ölçüde sınırları zorladığı. Kullandığı imgeler, mazmunlar, semboller, imajlar vs. ile kendi çağının ifadelerini ne derece dolaşıma sokabildiği önemli şairlik kıstaslarından. Divan şiirinin kullandığı mazmunlar hep aynı olmakla eleştirilmişti. Bu eleştiri divan şiiri denilen döneme basmakalıp yaklaşımdan ve derinlemesine analiz yapılmamasından kaynaklanmakta. Çünkü divanda içerik bir geleneğin içinde sabit olduğundan bizler, anlatılanın aynı olması ile kullanılan dili ve şiirselliği de tek düze olmak gibi bir yanılgı içerisinde değerlendiriyoruz. Oysa divanda iyi şair kıstası, var olan anlatı geleneği içerisinde kendi anlatısında yeni mazmunlar oluşturup, oluşturamadığı değerlendirilerek dikkate alınır. Kısa bir örnek vermek gerekirse; divan şiirinde âşık hep bir gurbet ve sevgiliden uzak hasret duygusu içerisindedir. Bu uzaklığı ifade etmek için “Çin, Maçin vs” gibi ifadeler kullanırken divan geleneğin son döneminde şairler uzaklığı kendi çağının kavramları olan “telgraf, buharlı makineler vs.” ile ifade ettiğini görmekteyiz. Okumaya devam et

Standart
Adil Bir Akşam Hakkında

İçli, Acılı ve Zarif Şiirler

DcNixLdXUAEljQn

Kitaba adını veren üç kelime “Adil bir akşam” ne bir şiirin adı ne de herhangi bir dizede geçiyor. Demek ki bu ad, şiirlerin bütününden tüten bir havayı, belki bir “dava”yı yansıtıyor. Nitekim şiirleri okurken şairin hukukçu kimliğini yansıtan pek çok unsurla karşılaşıyoruz. Şair, davasını dile getirirken, sesini yükseltmiyor, bağırıp çağırmıyor; sakin, güvenli bir sesle konuşuyor, zaman zaman fısıldıyor sanki ve sık sık birtakım şeyleri muhatabının bilgisine, kültürüne, sezgisine bırakarak ima ile geçiyor. Okumaya devam et

Standart