İçli, Acılı ve Zarif Şiirler

DcNixLdXUAEljQn

Kitaba adını veren üç kelime “Adil bir akşam” ne bir şiirin adı ne de herhangi bir dizede geçiyor. Demek ki bu ad, şiirlerin bütününden tüten bir havayı, belki bir “dava”yı yansıtıyor. Nitekim şiirleri okurken şairin hukukçu kimliğini yansıtan pek çok unsurla karşılaşıyoruz. Şair, davasını dile getirirken, sesini yükseltmiyor, bağırıp çağırmıyor; sakin, güvenli bir sesle konuşuyor, zaman zaman fısıldıyor sanki ve sık sık birtakım şeyleri muhatabının bilgisine, kültürüne, sezgisine bırakarak ima ile geçiyor.

BEKLERKEN İZAFİYET DERSLERİ

Dava der demez hemen akla gelen suçlama-savunma-karar-infaz süreci/süreçleri yahut kişisel amaçlar veya toplumsal/ulusal/evrensel ülküler, nerdeyse hiçbir insanın uzak kalmadığı, kalamayacağı olgulardır. Hemen her insan ister istemez bu olguların bir tarafında yer alır, bilinçli yahut bilinçsiz olarak hem kendisini konumlandırmış olur hem de başkalarını bir yerlere bir şekilde konumlandırmaya çalışır. Zaman zaman konumlandırma yahut adlandırma sıkıntıları ve değişiklikleri de yaşanır elbette. İnsanın ve önünde sonunda insanlık sınırları içinde devinen sanatçının/şairin, bu macerasını yansıtan ürünlere bakarken, onları algılamaya ve değerlendirmeye çalışırken elbette ve zorunlu olarak kendi birikimimiz, düş ve çağrışım gücümüz, kişisel ve sanatsal ölçütlerimiz; duygu, duyarlık ve niyetlerimiz de devrededir. Bunların hangisini ne kadar kullandığımız, kullanacağımız, yaptığımız işin niteliğini de belirleyecektir.Adil Bir Akşam’ın ilk şiiri: “Beklerken İzafiyet Dersleri”.

“Neyi beklerken?” diye sorabilirsiniz. Ben derim ki: “Ölümü beklerken elbette. Siz onu beklediğinizi unutsanız bile o sizi beklemekten vazgeçmez.”

Siz: “Akşamı beklerken” diyebilirsiniz, “hem kitabın adına uygun olur hem atalarımızın sözüne: Gün akşamlıdır.”

Başka biri bizim dediklerimize dudak büküp caka satabilir: “Godot’yu beklerken elbette!”

Adını andığım şiirin üç dönemeci var: “birinci dönemeç: doğum”, şöyle başlıyor:

uyuttum seni dünya
kıyamet geçti yanından, görmedin
doğum sancısını bir taşın, ağladıkça insana
nasıl döndüğünü -izafiyet içimizde- (s. 7).

İNSANIN EMANETİ ÜSTLENME SÜRECİ

Şairin dünyaya hükmedecek, onu sorgulayacak, yargılayacak gücü kendisinde bulmasına hayran olabilirsiniz. Dünyanın yetersizliğini, nesneliğini, edilgenliğini iyi vurguladığını düşünebilirsiniz. Ama ben “taşın doğum sancısını” da “ağlamasını” da anlayabildiğim hâlde, onun “insana nasıl döndüğünü” anlamıyorum, anlamak istemiyorum. Burada eğer evrim kuramına, ağlayan taşın toprağa ve nihayet insana dönüşmesine gizli bir gönderme yoksa, bildiğimiz taşın insana dönmesine, “insanın emaneti üstlenme sürecine ilişkin bilgi” dolayısıyla itiraz etmek istiyorum. Şiiri okumaya devam ediyorum:

dünya dönsün, çocuklar küfretsin, günah olmasın
hep sabır ağardı camdan baktıkça
kar yağdı dokundukça
perdeyi açarım mevsim değişir sandım
bugün de fazla döndü anahtar
paltomdan tek başıma çıktıkça. (s. 7)

İlk dizenin naif ve geniş iyimserliği, ikinci dizenin belki tarihe belki çocukluğa açılan derinliği, üçüncü dizenin pastoral şaşırtıcılığı, dördüncü dizenin çok beşerî ve zarif hoşluğu beşinci dizede sert bir kesintiye çarpıyor: “bugün de fazla döndü anahtar” ne demek? Bu sözün bende bir karşılığı yok. Psikoloji bilgim işe yaramıyor. Belki psikanaliz yardımcı olur bana. Ne zaman ve nasıl? Bilmiyorum. Son dize, “paltomdan tek başıma çıktıkça”, bir şairin doğumuna ilişkinse eğer ve Gogol’ün “Palto”suna gönderme içeriyorsa fena espri sayılmaz, desem mi demesem mi, bilemiyorum.

İkinci dönemeç: delilik, üçüncü dönemeç: uyku. Delilik dönemecinde anılmış olan Hölderlin kimdir, neden ve nasıl çıldırmıştır? Hasan Bozdaş’ın şiirine nüfuz edebilmek için böyle bilgiler edinmek ihtiyacını da hissedeceksiniz. Şiirin son parçası şöyle:

sana baktıkça dünyayı
değiştirebilirim gibi geliyor
yoksa ilk uykusu
ölüm olsun ister mi insan. (s. 10).

Soru işareti beklerken nokta ile karşılaşınca şaşırabilirsiniz ama şaşırmasanız daha iyi. İnsan elbette ilk uykusunun ölüm olmasını istemez. Asıl merak edilmesi gereken, şairin “sen” dediği kimdir? Bir sevgili? Mümkün. Pek çok şairde görüldüğü gibi bir ideal, bir mefkûre, bir ülkü? Olur mu olur! Allah yahut Peygamber olabilir mi acaba? Belki. Neden olmasın? Bütün sevgilerin kaynağı o sevgili, “en sevgili” değil mi? Bazen şairin “sen” diye andığı yahut seslendiği varlığın “ben” olabileceğini/olabileceğimi düşünmem de bu duruma, bu aşkın ve kuşatıcı gerçekliğe bağlanabilir mi acaba? Hasan Bozdaş’ın şiirinde evrene, dünyaya, ülkeye ve elbette insanlık hâllerine ilişkin pek çok gözlem, saptama, eleştiri, uyarı ve dolaylı dolaysız önerinin yanı sıra özgeçmişine dayanan cesur sözler var. Sezai Karakoç’un Hızırla Kırk Saat’inden sonra Hasan Bozdaş, “Hızır Ben İnsan Maketleri”ni yazmış, yazabilmiş: Şiirinin ilk bölümüne “hızır’la bankta bir saat” başlığını koyabilmiş ve o evet Âdem’in oğullarından biri ama bir “İnternet çağı çocuğu”. Şiirine şöyle başlamış:

admin, kiminle oturmak istersin
diye sordu öncesinde bir bankta
şey dedim, Allah’ın katından ilim verdiği kul
onunla bir bankta oturur, hırkası bile olurum
hırkasının toprağa sürtünen yerleri olurum
musa’ya kızan sözleri olurum
hiç söz olmamıştır insan
ben olurum. (s. 38).

Sonrasını kitaptan okuyabilirsiniz. Seveceğinize inanıyorum.

Not: Hasan Bozdaş’ın “nobel’i almak için hiç çalışmadım / babam imamdı ve günah dedi” (s. 52) dizelerini okurken Falih Rıfkı Atay’ın babasının “imam” olduğu bilgisinin kamuoyundan nasıl saklanmış olduğunu, bu bilgiye ulaşmak için ne kadar uğraşmam gerektiğini hatırladım. Türkiye değişiyor, daha da değişecek inşallah!

İbrahim DEMİRCİ | Yenişafak Kitap Eki, 09.05.2018
https://www.yenisafak.com/hayat/icli-acili-ve-zarif-siirler-3290358

Bir yorum yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s