Fakirane | 1

İnsan neye başlarsa, özünde kendine başlıyor aslında, Artık başlayabiliriz. Egosu olmayan insanlar vardır, kendini bilen, bilmeyi bilen, başlamayı bilen…

İşte o insanlardan bir hane dolusu var bizde, belki dışarda bir ülke dolusu… Fakirane, mütevazı bir çatı altında hep beraber başlamayı vaat ediyor, hepsi bu. Kapısı herkese açık ama daha çok meraklısına… Okumaya devam et “Fakirane | 1”

Durup Dururken Notlar: Ağustos 2014

Savaş Notları

Biz yirmi yıldır ey bacım
Şiir yazmıyoruz ama
Savaşmaktayız savaşmakta![1]

İnsan mı siyaseti kirletti, siyaset mi insanı bilmiyorum, ama ben yumurtadan önce tavuğa can verildiğini zannediyorum.

Muhtemelen her şey Kabil’le başladı, zavallı çocuk, yaşadığı sıkıntıya aşk acısı diyemem. İnsan, güzeli seçerse onun adı aşk olmaz, olsa olsa mantık şeysi olur; ama bir kadın uğruna dünyanın tadını, tuzunu kaçırdı; üzerimizde emeği çok. Okumaya devam et “Durup Dururken Notlar: Ağustos 2014”

Durup Dururken Notlar: Mayıs 2014

Kitap Notları

Bir şekilde bana ulaştırılan ve yazar/şairlerini tanımadığım halde gıyabımda ‘değerli dostum’, ‘kıymetli dostum’, ‘gönül dostum’la adıma imzalanan tüm kitapların (ki büyük çoğunluğu soyadımı dahi doğru yazmadan göndermek zahmetinde bulunmuştur) ilk sayfalarını kopardım, henüz ne yapacağıma karar vermiş değilim, belki bir sergi açarım, bilmiyorum. Okumaya devam et “Durup Dururken Notlar: Mayıs 2014”