Tromsø Günlüğü 2

DCIM100GOPROG0091012.JPG

07.10.2018

Günaydın. Bugün Pazar.

Kahvaltıda røkt laks (tütsülenmiş somon), yumurta kızartması ve envai çeşit peynir var. Norveçliler, tütsülenmiş somonla birlikte yumurta yiyorlar. Jens’i  izliyorum. Evde kendi yaptığı ekmek (ki Norveçte ekmeği evde yapmak adeti de varmış, annemin yaptığı tandır ve sac ekmeklerini özlemiyor değilim ama artık çocuklar sıcak ekmek kokusu nedir bilmiyorlar.) diliminin üzerine somonu, sonra yumurta ve domatesi koyup bıçakla dilimliyor, öyle yiyor. Ben Ortadoğu usulü. Ekmeğe tereyağı sürüp, üzerine somonu da koyup elimde yiyorum. Okumaya devam et “Tromsø Günlüğü 2”

Tromsø Günlüğü 1

05.10.2018

Hayatımda rastlantı sayılamayacak kadar çok seyahat var; kendiliğinden çıkagelen, hiç hesapta olmayan ama daima yola çıkaran, gittikçe babama benziyorum. Yolda ölmekten korktuğumu biliyorum, yine de yol oluyorum. Toprak, tapmak için hâlâ çok değersiz. İnsan, bunu medeniyetin tarihi boyunca pek çok kez ispat etti. Bu yüzden hiçbir sığınağım yok dünyayla ilgili. Çünkü yolda olunca, ait olma hissi kayboluyor, hiçbir şey hissetmiyorum; belki buraya da uyum sağlarım, belki buraya da… Okumaya devam et “Tromsø Günlüğü 1”

Söyleşi

7 Aralık’ta Diyarbakır Özel Öz Kayapınar Lisesi öğrencileriyle söyleştik, edebiyat ve şiir konuştuk, kitap imzaladık. Gençlerin sorularına yetişemedim. Misafir eden kıymetli idareci ve öğretmenlerimize çok teşekkür ediyorum.20181207_113335

Mahalle Mektebi Sohbetleri

10 Kasım’da Konya’da Mahalle Mektebi Dergisinin misafiri olduk, muhabbet ettik. Davetleri için Ulvi Kubilay Dündar ve Abdullah Kasay’a,  konukseverlikleri ve muhabbetleri için kıymetli Muammer Ulutürk hocamıza ve Mehmet Kahraman beye; refakatleri için Ahmet Melih Karauğuz, Ahmet Topbaş, Ali Akçakaya ve Alperen Tayfur’a teşekkürlerimle…

Bilkent Kitap Fuarı İmza Günü(3 Kasım 2018)

3 Kasım’da Bilkent Center’da düzenlenen kitap fuarında Hayriye Ünal, Merve Koçak Kurt ve Esra Özdemir Demirci ile birlikte Hece Yayınları standında kitaplarımızı imzaladık. Bizi yalnız bırakmayan Rasim Özdenören hocamıza, kıymetli öykücüler Gamze Güller ve Deniz Dengiz Şimşek’e, refakatleri için Alptuğ Topaktaş’a ve Ahmet Sezikli’ye binbir teşekkürle…

Bir Japon Ölürken Konuşmalar

Ali Ayçil dizelerini daima akraba bulurum, ilk kez okuduğumu düşünmem bile, denemelerinde de bundan farklı düşünmedim. Benzer şeyleri gözlemliyor, kıvanç duyuyor, burukluğunu yaşıyor, yanı başımda konuştuğunu duyuyorum. Örneğin, onu çaresiz bırakan ölüm, işte hepimizin ortasında çırılçıplak ve yapayalnız. Alışkanlıklarımız, korktuklarımız ve hakkında konuştuğu şeylerin hiçbiri bizden uzak değil. İletişim kurma biçimi de bize uzak değil, bir yaralının yakını gibi. Ama kesinlikle sesini yükseltmiyor, olanca dirayetiyle sabrediyor. O, bunu kişisel kaosu olarak adlandırıyor.   Okumaya devam et “Bir Japon Ölürken Konuşmalar”

tea & talks

2 Nisan’da, Muhammed Fatih Kutlubay’la birlikte, İstanbul Üniversitesi İdeal Hukuk Kulübü ve Hukukçular Derneği Gençlik Komisyonunun İSEDER’de düzenlediği tea&talks söyleşisine katıldık. Nazik davetleri için çok çok teşekkür ediyorum.

Hece Taşları: İlhami Çiçek

Hece Dergisi, 1997 yılının Haziran ayında yayımladığı 6. sayısında, Hece Taşları bölümünde İlhami Çiçek’e yer vermiş. Müteveffa şairin konu edildiği ilk dosyalardan biri. Çok da bilinmeyen, hatta unutulmuş bu dosyayı bana ulaştıran sevgili Ahmet Sezikli’ye ve sayfamda paylaşmama izin veren sayın Ömer Faruk Ergezen’e teşekkür ediyorum.

İlhami Çiçek, şiir dünyamda ayrı bir yer kaplıyor, bir avuç şiiriyle. O zaman yokluğu için oturalım ve Hüznün Mesnevisi‘ni dinleyelim. Çünkü  “Hüzün, öylece orta yerdedir.”   Okumaya devam et “Hece Taşları: İlhami Çiçek”