Bangladeş’in İdamla Yargıladığı Müfessir: Dilaver Hüseyin Saidi

Bangladeş, şu anda 3. Dünya ülkelerine has bir kargaşa yaşıyor. Ülkede önemli bir kan uyuşmazlığı var. Bu kan uyuşmazlığı Şeyh Hasina liderliğindeki Awami Ligi Partisi ile Halide Ziya liderliğindeki BNP ve Cemaat-i İslami Partisi arasında 1971 yılındaki Bağımsızlık Savaşı’na dayanıyor. Awami Ligi tabanı, Bağımsızlık Savaşı döneminde yaşananları kan davasına bağlamış durumda. Cemaat liderleri 1971 yılında Pakistan askerleriyle iş birliği içinde Bengal halkına operasyon yapmak, el-Şems, el-Bedr, Razaakars ve Shanti Komitesi’ne üye olmakla suçlanıyor. Bu konuda hiçbir suçlama kanıtlanamamasına rağmen iki istisna dışında tüm liderler idamla yargılandı, birinin infazı gerçekleşti, diğerlerinin temyiz kararları bekleniyor.

1971 yılında yaşanan olaylarda cinayet, adam kaçırma, tecavüz etme, Hinduları zorla Müslüman yapma gibi 20 suçlamadan 8’inden suçlu bulunan Dilaver Hüseyin Saidi, Cemaat-i İslami Partisi’nin genel başkan yardımcısıydı. Razakar isimli örgüte liderlik etmekle suçlandı. Ve geçen yılın 28 Şubat’ında Bangladeş Uluslararası Suçlar Mahkemesi’nce iki suçtan idama mahkûm edildi. Diğer Cemaat liderleri gibi bu kararı temyiz eden Saidi’nin duruşması 15 Mart 2014’de sona erdi. Karar henüz açıklanmadı. Cemaat her gün serbest bırakılmasını talep eden açıklamalar yapılıyor, açıklamalarında tüm suçlamaları çürütecek deliller sunuyor. Günlerdir Cemaat tabanı ve gençlik yapılanması olan İslami Chatra Şibir binlerce kişilik yürüyüşler düzenliyor.

Bangladeş Kurtuluş Savaşı döneminde ‘Dilaver Shikder’ isimli bir Razakar liderinin Dilaver Hüseyin Saidi olduğu iddia edildi ve tüm suçlamalar bu zemin üzerine kuruldu. İşin garibi, Dilaver Hüseyin’in bu kişiyle ‘yaşadığı bölgeler’ ve ‘tarihler’ dahi uyuşmamasına rağmen savcılık büyük bir kurnazlık sergiledi. Hatta ‘Dilaver Shikder’ isimli kişinin 1971 yılında Bengal Özgürlük Savaşçıları tarafından öldürüldüğüne yönelik, birçok tanık ifadesine Cemaat tarafından ulaşıldı. Bu tanıklar, savaşta eşlerini, çocuklarını kaybedenler. Saidi, mevcut durumda 43 yıl önce öldürülmüş bir kişi olmakla suçlanıyor.  Bu, aynı şekilde Abdülkadir Molla’ya yönelik suçlamalarla da örtüşüyor. Nitekim o dönemlerde ‘kasap Kadir’ lakabıyla bilinen bir kişi olduğu ifade edilmiş, bu kişinin de Abdülkadir Molla olduğu iddia edilmişti. Başka somut hiçbir delile dayanmayan suçlamalarla büyük bir İslam âlimi şehit edilmişti.

Saidi, diğer liderler gibi 2011 yılında tutuklandı ve uzun bir yargılanma dönemi geçirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, yargılanma sırasında savunma hakkının kullandırılmadığının görüldüğü ve adil bir yargılama gerçekleştiği konusunda endişelerinin olduğunu dile getirdi. Biz de raporumuzda yargılamadaki kasıtları ayrıntılı bir şekilde açıklamıştık.

Tüm bunları bir araya getirdiğimizde iktidardaki Awami Ligi partisi bir kan davası yürütüyor, 43 yıl önce gerçekleşen savaşta delillerin neredeyse tamamının ortadan kaybolduğu düşünülünce, Hindistan’ın desteğini arkasına alan Bangladeş, bütün İslami kesimleri ortadan kaldırma peşinde. Bunun için de ne gariptir Cemaat’in üst düzey tüm liderlerini alıkoydu, birini idam etti.

Şimdi de takip ettiğimiz kadarıyla ve aldığımız duyumlar gösteriyor ki temyiz duruşması, bir prosedür gereği olarak yapıldı ve netice, üyelerinin tamamının hükümet tarafından atandığı Uluslararası Suçlar Mahkemesi’nin istediği gibi olacak. Bu noktada dünya Müslümanları geç uyanmaya alıştılar. Abdülkadir Molla şehit edildikten sonra herkes taziyesini gönderdi. Burada büyüklük, o idamları engellemeye yönelik nasıl bir çaba gösterildiğinde, yoksa iş işten geçtikten sonra herkes konuşur.

Müslümanları camilere hapsedip siyaset bizim işimiz diyen bir zihniyet var. Mısır’da, Filistin’de, Pakistan’da, Hindistan’da ve daha birçok yerde yaşananlar bu zihniyetin ürünü. ‘Müslümanlar siyasallaşmasın ki başları çabuk ezilsin.’ diye bir dert taşıyorlar. Bu dört ülkede ve daha birçok yerde demokratik yollarla bir yere gelen İslami siyasi partiler terörist ilan edildi. O yüzden Bangladeş’te yaşananları lokal olarak yorumlarsak hata ederiz. Global bir anlayış içerisinde diğer örnekleri ile bir arada düşünmeli ve çok geç olmadan aklımızı başımıza almalıyız.

Saidi hakkında temyiz kararının açıklanması beklenen bugünlerde, yüksek ihtimalle hakkındaki idam kararının kesinleştiğini duyacak ve derinden üzüleceğiz. Ülkede Kur’an hizmetleri için ömrünü veren ve biyografisinde görüleceği üzere dünyanın her yerinde tefsir konusunda çığır açan bir İslam âlimi, cinayet, tecavüz gibi aşağılık suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı. Bahsi geçen örgütlerle ilişkisi olduğuna dair en ufak bir kanıt dahi bulunamadı. Nitekim kendisi de İslam’dan ötürü idam edildiğini bilmekte ve bu uğurda bin kez ölmeye hazır olduğunu ifade etmektedir.

Bangladeş’te bir İslami hareketin liderleri tümden ortadan kaldırılarak harekete son verilmek istendiği aşikârdır. Bu açıdan Mısır’dan veya diğer coğrafyalardan farkı yoktur. Bu konu çok acil olarak çözüm beklemektedir. Aksi takdirde aşağıda biyografisini Cemaat-i İslami kaynaklarından derleyip tercüme ettiğim allame Saidi’nin de İslam âlemi olarak idamını sadece seyretmekle kalacağız.

DİLAVER HÜSEYİN SAİDİ

Allame Dilaver Hüseyin Saidi(Delwar Hossain Sayedee), 2 Şubat 1940’ta Pirojpur’da Mevlana Yusuf Saidi’nin oğlu olarak dünyaya gelir. Babası önemli bir İslami ilimler eğitmeni ve hatiptir.

Babası tarafından kurulmuş bir yerel İslami medresede ilköğretim eğitimini tamamlar. 19 yaşına geldiğinde Sarsina Dar’us Sunnah Medresesi ve Baruipaara Siddiquia Kıdemli Medresesi’ni bitirmiş ve alimlik sınavlarını geçmiştir. Bundan sonra hadis, tefsir, hadis fıkhı, siyaset, ekonomi, dış politika gibi konularda kendini yetiştirmiş ve çalışmalar yapmıştır. Müfessir olarak dünyanın 50’den fazla ülkesini gezerek dersler vermiştir.

1971 yılında Kurtuluş Savaşı döneminde, Saidi Pirojpur’da kalmış ve iş adamı kardeşi Mojaher Ali Malik ile çalışmıştır. Bu dönemde Barisal, Khulna, Jessore gibi bölgelerde vaazlar vermiş, savaş başladığında da mecburi olarak dini çalışmalar durmuştur.

1974 yılına kadar herhangi bir siyasi oluşum içerisinde yer almayan Saidi, bu tarihte Cemaat-i İslami partisine katılır.

Tefsir, etik bilimi, sosyal bilimler ve İslami hareketler üzerine yorumlar geliştirmiş, bu konulardaki sorunlara çözümler üretmiştir. İslami yaşantıların sosyo-politik yönlerini açıklamak için bol bol ders verir. Bangladeş hükümetleri tarafından izlenen politikalara karşı, şeffaf ve demokratik bir ülke oluşturmak için siyasileri ağır bir şekilde eleştirmiş ve İslam’ın siyasi yaşantıya girmesini savunmuştur. Bu da kendisini, siyasilerin hedef tahtasına oturtmuştur.

Saidi, sırasıyla Pirojpur(1996) ve Sadar(2001) seçim bölgelerinden iki kez milletvekili olarak parlamentoya seçilir. 1996 seçimlerinde parlamentodaki Cemaat-i İslami Partisi’nin grup başkanı olarak görev yapar. Bununla birlikte Cemaat-i İslami Partisi genel başkan yardımcılığı ve partisinin yürütme kurulu üyeliğine gelmiştir. Parlamentoda görev yaptığı dönemde Din İşleri Bakanlığı Parlamento Daimi Konseyi başkanlığını da yapmıştır.

Saidi, 1973 yılından tutuklanana kadar her yıl Hac vazifesini gerçekleştirmek üzere Mekke’ye gider. Bu ziyaretlerinden ikisi Suudi Arabistan Kralı’nın daveti, beşi de Dünya Müslümanlar Ligi daveti ile gerçekleşir.

1979 yılında İran İslam Devrimi’nin 1. Yılı anısına gerçekleştirilen toplantıya İmam Humeyni tarafından davet edilir.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin baş davetlisi olarak üç kez Uluslararası Kur’an Ödülleri programına katılır.

1991 yılında, Irak ve Kuveyt arasındaki savaşın sona erdirilmesi üzere Mekke’de toplanan 400 İslam âlim ve düşünürü içerisinde yer alması üzere dönemin Suudi Arabistan kralı tarafından davet edilmiştir.

2003 yılında Kanada tarafından Uluslararası Parlamento Üyeleri toplantısına katılması için davet alır.

Bugüne değin Dakka Üniversitesi, Chittagong Üniversitesi, Rajshahi Üniversitesi, Kushtia İslam Üniversitesi, Harvard Üniversitesi, Houston Üniversitesi, Pennsylvania Üniversitesi, California Üniversitesi, Washington Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Medine-i Münevvere İslam Üniversitesi, Kuala Lumpur Uluslararası İslam Üniversitesi, Malezya Tarım Üniversitesi, Katar Üniversitesi ve El-Ezher Üniversiteleri’nin onur konuğu olarak davet edilmiştir.

1991 yılında İslam ümmetine katkılarından ötürü Kuzey Amerika İslam Merkezi tarafından kendisine ‘Allame’ unvanı, yine 1993 yılında Amerika’da Müslümanlar Günü geçit töreninde BM binası önünde kendisine ‘Grand Marshall’ unvanı verilmiştir.

Saidi, 4 ciltlik Kur’an Tefsiri (Tafseeru Qur’an) ve Siyer(Seerutunnabi) dâhil olmak üzere 67 eser kaleme almıştır. Hadis Fıkhı, Kur’an ve Bilim, İslam’da Kadın Hakları, İslam’da Emek Hakkı, İslam’ın Politik Yönü, İslam’da Terör ve Militanizm’in, kitaplarından bazılarıdır. Bazı kitapları İngiltere ve Amerika’da İngilizce’ye çevrilerek yayımlanmıştır.

Saidi, ülkede milletvekilliği, Cemaat-i İslami Partisi genel başkan yardımcılığı, Din İşleri Bakanlığı parlamento daimi konseyi başkanlığı, Bangladeş İslam Üniversitesi yönetim kurulu başkanlığı, Chittagong Uluslararası İslam Üniversitesi mütevelli heyeti üyeliği, Bangladeş İslam Bankası Şeriat Konseyi başkanlığı,  Dünya Müslümanlar Ligi Bangladeş masası danışmanlığı, Londra İslam Koleji baş yöneticiliği, Londra Kur’an Hafızlık ve İslam Merkezi baş yöneticiliği, New York İslam Okulu kuruculuğu, Bangladeş Medrese Öğretmenleri kurulu başkanlığı, Kasımiye Cemiyeti başkanlığı, Tamir’ul Millat Kamil Medrese’si başkanlığı, Talim’ul Kur’an Vakfı başkanlığı, Dar’ul Kur’an Sıddık Kamil Medresesi başkanlığı, İş Yöneticiliği Koleji kuruculuğu, Tefhim’ul Kur’an Medresesi kuruculuğu ve Dar’ul Kur’an Kız Medresesi kuruculuğu yapmıştır. Tüm bunlarla birlikte 100’ün üzerinde cami kurduğu bilinmektedir.

Saidi, dünyanın farklı yerlerinde birçok gazete ve dergi tarafından takdir edilmiş, çığır açan bir ilim adamı olarak makalelere konu olmuştur. Dünyanın birçok yerinde verdiği tefsir konferanslarından etkilenerek İslam’a giren onlarca insan mevcuttur. Birçok medresede 30 yıldan bu yana dersler vermeye devam etmiştir.

 HASAN BOZDAŞ

Bir yorum yazın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s